Büyükler İçin Masallar 5 - Ayşecik İle Fukiko' nun Gizli Şifresi

Büyükler İçin Masallar 5 – Ayşecik  İle Fukiko‘ nun Gizli Şifresi

Bizim  Ayşecik çok sorun olmaya başladı , ama şikayet etmiyorum  ; çünkü beni çözümler üretmeye zorluyor.

Şimdi yeni sorunumuz her sabah okul servisini kaçırması. Servisi kaçırmasa bile ya o gün gerekli olan ders kitabı yerine olmayan dersin kitabını götürüyor, ya da cep telefonunu almayı unutuyor , annesini merak içinde bırakıyor. Artık öğretmenleri de :

  • Ayşecik , şu gecikme sorununa bir çözüm bul !, demeye başlamışlar.

Ayşecik ne yapsın başlamış düşünmeye: herşeyden önce odası çok karışıkmış, çalışma masasının üzerinde her şey varmış : boş içecek şişeleri, ucu bitmiş tükenmez kalemler . Masanın çekmeceleri de ağzına kadar doluymuş : 2015 yılının ajandası, iki sene önce yaptığı ödevin sayfaları vs.

 

Her şeyden önce 2015 ajandası, ucu tükenmiş tükenmez kalemler, eski ödev sayfaları gibi gereksiz şeyleri atmış, gerekli olanları da her gün kullandıklarını masanın üzerine, ayda 1-2 kez kullandıklarını dolaplara yerleştirmiş. Yılda bir kez kullandıklarını ise depo olarak kullandıkları küçük odaya taşımış.

Ertesi gün ilk kez servisi kaçırmamış. Ayşecik’in okula zamanında geldiğini gören Fukiko :

  • Nasıl oldu da bugün geç kalmadın ? diye sormuş.

Ayşecik yaptıklarını anlatınca, Fukiko :

  • Biz buna japonca’da “SEIRI” diyoruz , diye yanıtlamış

Ayşecik artık servisi kaçırmıyormuş, ama okul çantasını hazırlayım derken kahvaltı yapacak zamanı olmuyormuş. Yine başlamış düşünmeye : Her sabah cep telefonunu bulmak için 5 dk. kaybediyormuş, çünkü

Telefonu banyoda, mutfakta, yatak odasında olabiliyormuş. Cep telefonunu çalışma masasının üzerine en uygun yere koymuş çevresini kırmızı bir bantla bantlamış. Artık bantlardan oluşmuş dikdörtgen boş olduğunda çep telefonunun bir yerde unutulmuş olduğunu anlayıp, getirip yerine koyuyormuş.

Ertesi gün Fukiko :

  • Biz buna Japoncada “SEITON”  diyoruz , demiş.

Ayşecik artık sabah  okul servisini kaçırmadığı gibi , kahvaltı yapacak zamanı da buluyormuş. Annesi de durumdan çok mutluymuş:

  • Ah kızım , bir de şu odanı arada sırada temizlesen , demeye başlamış.

Ayşecik’ de bunu çok istiyormuş ama dersleri temizliğe zaman ayırmasına izin vermiyormuş. Ayşecik, temizlenecek şeyleri bir sıraya koysam, her gün temizliğe 5 dk. ayıracak şekilde bir çizelge hazırlasam nasıl olur diye düşünmüş , ve düşündüğü çizelgeyi hazırlamış. Artık her gün 5dk. harcayarak temizlik döngüsünü 1 haftada tamamlıyormuş ve odası tertemizmiş.(*) Üstelik temizlik yaparken , kopmak üzere olan bir bağlantı kablosu gibi aksaklıkları da keşfedebiliyormuş.

Ayşecik , yaptıkların Fukiko’ya anlatıp, esprili bir şekilde :

  • Bunun da Japonca’ da bir adı var mı ? diye sormuş, Fukiko :
  •  “SEISO”, demiş

Ayşecik’in bir sorunu da annesinin veya küçük kardeşinin odasında bir şeyler alıp yerine koymamalarıymış.

Bir anda tüm kurduğu tertip düzen bozuluyormuş. Oturmuş , Fukiko’nun SEIRI, SEITON, SEISO diye adlandırdığı şeylerin her biri için Kontrol Listeleri hazırlamış.Hafta sonları listeye göre her şeyi gözden geçiriyormuş. Örneğin :

  • Cep telefonum yerinde mi ? diye kendi kendine sorup, yerindeyse  karşına “ Ö  ” işareti koyuyormuş.

Çok bilmiş Fukiko kaçırır mı :

 

  • Yani “ SEIKETSU “ mu yapıyorsun ? diye sormuş.

Ayşecik öyle bir şey yapmalıyım ki , Fukiko adlandıramasın diye düşünmeye başlamış.

Bu konuda artık uzmanlaştığını hissetmeye başlamış ve hem daha çok uyuyup , servisi kaçırmamak ve kahvaltı da yapabilmek için neler yapabilirim , diye düşünmeye başlamış. Kontrol Listeleri de hazırlamış, ama odasındaki tertip ve düzenin kontrol edilmesi de zaman alıyormuş. Fukiko’nun “Biz Japonca’da … “ diye başlayan çok bilmişliğinden de  sıkılmaya başlamış ,kendi kendine :

 

  • Öyle bir şey yapmalıyım ki oturduğum yerden her şey yolunda mı , anlamalıyım demiş.

Örneğin kitaplıktaki klasörlerin bazen sırası karışıyormuş ve kontrol edip tekrar sıraya koymak zaman alıyormuş.Klasörlerin sırt kısmına doğru sıradalarken eğik bir çizgi çizmiş, oturduğu yerden çizginin kırıldığını gördüğünde sıranın bozulduğunu hemen anlayabiliyormuş. (**)

 

                                                             

 

Ertesi gün yeni buluşunu Fukiko’ya anlattığında , Fukiko :

  • Biz buna Japonca ‘da “SHITSUKE “ diyoruz, demiş. Ayşecik :
  • Japonca’da bütün kelimeler “S” ile mi başlıyor , diye sormuş. Fukiko :
  • Hayır , demiş. Bu kez öyle denk geldi.

Bu şifreli konuşma oyunu çok hoşlarına gitmiş. Whatsapp  sohbetlerinde   : Fukiko :

  • Ayşecik , ne yapıyorsun ? diye sorduğunda, Ayşecik :
  • “5S” yapıyorum, diyerek yanıt veriyormuş.

 

5S Ayşecik ile Fukiko için zevkli bir oyun olabilir, fakat üretim alanlarında ve ofislerdeki uygulamalarda uzman olmayanlara bel bağlanılmayacak kadar ciddi bir Yalın Üretim Tekniğidir.

 

Ayşecik’in yaptığı sadece 5S’in “Aktif 5S” aşamasıdır. 9 yaşındaki kızcağızdan da daha fazlasını beklemek haksızlık olur. Aslında , SEIRI, SEITON, SESO, SEIKETSU ve SHITSUKE adımlarının birer kez daha tekrarlandığı “Etkin 5S” ve “ Önleyici 5S” aşamaları bulunur. Bu aşamaları yapmıyorsanız 3-4 ay sonra üretim alanlarında her şey eski haline döner ve “5S”in sadece “Bu Alanda 5S Uygulanmaktadır”  tabelasını görürsünüz.

 

(*)    5 Minute 5S

(**)  Visual Management

 

Taner Belir

Paylaş
 

E-Bülten

Adisa ile ilgili haber, duyuru ve yeniliklerden haberdar olmak için lütfen e-bültenimize kayıt olun.